Fikirtepe kentsel dönüşüm bölgesinde birtürlü bitmek bilmeyen imza ve çantacı firmalar sorunu, son dönemde kurulan Fikirtepe Müteahitler Derneği ''Platform'' sonrası VATANDAŞTAN HABERSİZ VE ONAYSIZ FİRMALARIN TALEPLERİ DOĞRULTUSUNDA YEŞİLE TERK EDİLEREK GASP EDİLMESİ PROBLEMİNİ ORTAYA ÇIKARDI.

Fikirtepehaber.com olarak elde ettiğimiz Fikirtepe Kentsel Tasarım Projesinde ilk dikkat çeken husus olarak yeşil ve donatı alanlarının belirlenirken firmadan veya vatandaştan kaynaklı imzası tamamlanamamış olsa bile resen tevhid ve yeşil - donatı alanı ilanıyla gasp edilmeye çalışılması olduğunu gördük.
Serbest piyasa koşulları ve Fikirtepe Plan Notları içeriği gereği yapılaşabilme olanağı bulunan parsellerin ve hatta toplu oluşumların da bürokrasiyle dirsek temasında bulunan platform ve üye firmalarının talepleri sonrası yok sayılması Anayasaya her ne kadar aykırı olsa bile görmezden gelinmeye çalışılmakta.
Peki resmileştikten sonra arsası yeşil alanda kalan bir vatandaş ne yapabilir. Fikentder Derneği torba yasayla beraber Fikirtepe Kentsel Taasarım Çalışmalarını da içeren bir panel hazırlığındayken, hukuki olarak konut Haberlerindeki köşesinde konu hakkında bir makele yayınlayan Av. Emre Alcan'ın hukuki açıklamasını noktası - virgülüne dokunmadan sizler için yayınlıyoruz.

ARSA İMAR PLANINDA KISITLIYSA !
Arsanız, imar planında yeşil alan, yol, okul alanı, park alanı gibi kamusal alana ayrılmış ise Gayrimenkul Hukukçusu Avukat Emre Alcan; idareden taşınmazın gerçek satış bedelinin dava yoluyla talep edilebileceğini açıkladı.
İmar uygulamalarının amacı: İdareler, imara uygun konut alanları oluştururken, diğer taraftan da düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan okul, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil alan, pazar yeri, ibadet yeri ve karakol gibi umumi hizmetlere ait alanlar için gerekli olan arazileri elde etmektir. Bu yerlerin elde edilmesi sırasında arsa sahipleri mağdur edilebilmektedir.
Hukuk devleti ilkesi gereğince, imar planları ve bunların uygulanması amacıyla idarece yapılan düzenlemeler keyfi olmamalı, makul bir şekilde, meşru ve kamusal amaçların gerçekleştirilmesiyle ilgili, Anayasa'nın ikinci kısmında yer alan temel hak ve hürriyetlerle uyumlu, özellikle Anayasa'nın 35. Maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkına saygılı olmalıdır.
Çevredeki parsellere imar verilirken, diğer parselin yeşil alan, yol, okul vs. sebeplerle imarsız bırakılması ve yapı yapılmasına izin verilmemesi:
İdarenin imar planından sonra taşınmazı bütçe yetersizliğini ileri sürerek kamulaştırmaması veya takasa konu yapmaması, taşınmaz sahiplerinin uzun yıllar belirsiz bir şekilde bekletilerek mağdur edilmesi sonucunu doğurmaktadır.
Taşınmaz sahibinin, bu şartlar neticesinde taşınmazından faydalanmasının mümkün olmaması sebebiyle taşınmazın değerinin çevredeki imar izinli taşınmazlara göre aşırı derecede düşmesinin yanı sıra, ayrıca taşınmaz sahibi faydalanamadığı taşınmazı için bir de vergi ödemek durumunda kalmaktadır.
Kamulaştırma yapılmaksızın bu şekilde hukuken el atma yoluyla taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz mal malikleri mağduriyeti oluşturan idareden “Taşınmaz Mal Bedelinin" tazminini içtihadı gerektirici kararlara bağlı ve dayalı olarak dava yoluyla talep etmeleri artık mümkündür. Av. Emre Alcan
ajansFİKİRTEPE/www.FİKİRTEPEHABER.com







Avukat bey, firmalarin istedigide o zaten! bu oyunda mahkemdede bozulur.