Mahalleye girdiğimizde Suriyelilerin yıkım içerisindeki yaşam mücadelesiyle karşılaşıyoruz. Camları kırılmış, duvarlarının bir kısmı yıkılmış evlerin içine çarşaf gerip kendilerine yarattıkları odalarda yaşıyorlar. Suriyelilerin kaldığı 2 katlı kapısız bir eve gerdikleri çarşafı kaldırıp izin isteyerek giriyoruz. Evin kapısında 6 kişilik bir ailenin annesi tahtaları yakarak ısınmaya çalışıyor. İçlerinden bir kadın “Gaziantep’te kamptaydık. Çok kalabalık. Yaşanacak gibi değil. Bize yardım eden insanlar da bizi buraya otobüslerle getirdi” diyor.
![]()
|
57 adadan 8’i tamamen yıkık 57 adadan oluşan mahalleyi dolaşırken 8 adada tamamen yıkımın yapıldığını görüyoruz. Diğer adalarda ise yıkım bölge bölge devam ediyor. Bazı adalarda hiç başlamamış. Fikirtepe Çevresi Kentsel Dönüşüm Derneği avukatı Mete Can da bize Fikirtepe’de yaşanan hukuki süreci anlatıyor: “Fikirtepe’de şu an iki durum var: Bir sözleşmeye imza atanlar bir de henüz atmayanlar. Sözleşmeye imza atıp sözleşmeden memnun olanların oranı çok çok az. Sözleşmelere imza atanlar dahi sözleşmeleri bozmak için çeşitli yollar arıyorlar. Bu sözleşmelerin en önemli eksiği firmaların bu inşaatları bitirebileceklerine dair bir banka teminat mektupları olmaması.” Fikirtepe Çevresi Kentsel Dönüşüm Derneği Başkanı Yasin Bektaş da şöyle konuştu: “Ada içerisinde Diyanet’e ait araziler var. Mesela Kadıköy'ün cuma camisi ikitanedir. Bunlardan birisi Söğütlüçeşme Camisi ve Fikirtepe'de 12’ler camisi var merkezde. Caminin yıkılıp arka tarafta bulunduğu başka bir yere yapılacağını duyduk.” |
Güvenlik kalmadı
Suriyelilerin kaldığı evden çıkarken cadde üzerinde bulunan otoparkı işleten Suat Erdoğan bizi misafir edip dönüşüm sürecinde ailesinin nasıl parçalandığını anlatmak istiyor. Erdoğan’ın bulunduğu adada yıkım başlamış. Erdoğan sözleşmeye imza atmadığı için yıkım onun işlettiği otoparkın sınırında sürüyor. Kentsel dönüşümün hayatını alt üst ettiğini anlatan Erdoğan şöyle devam ediyor:
“Burası bize babamızdan kaldı. Ailelerimiz bile birbirine düştü. Hanımı babasının yanına gönderdim. Buralarda güvenlik de kalmadı. Çocuğumu da güvenlik nedeniyle öğrenci yurduna yerleştirdim.”
Kobani gibi
Erdoğan’ın evinden çıkıp mahalleyi ara sokaklarına girdiğimizde kentsel dönüşümün insanların hayatında bıraktığı derin izlere daha yakından tanıklık ediyoruz. Molozlar arasında Suriyeliler demir toplarken yıkım devam ediyor. Mahallede hala yaşayan bölge halkı da molozlar arasında hayatına devam etmeye çalışıyor. Biz de mahallenin sokaklarını dolaşırken Mehmet Ozan’ın bağrışlarına doğru yöneliyoruz. Ozan’ın evine son aylarda 2 kere hırsız girmiş ve su saatlerinden lavabosuna kadar her şeyi çalınmış. 45 yaşındaki Ozan da firmanın hazırladığı sözleşme kendisini mağdur ettiği için imzalamayanlardan. Ozan, “Çocuklarım beni terk etti. Buralar Kobani gibi oldu. Firma elimi kolumu bağlıyor. Ne zaman teslim edeceğine dair de bir güvencem yok. İmzalayan çoğunluk umurumda değil, ben imzalamıyorum” diye isyan ediyor. Ozan’ın evinden polis hırsızlık için tutanak yazarken biz de Fikirtepe’den içimizde bir hüzünle ayrılıyoruz...
![]()
Hazal Ocak _ Cumhuriyet
ajansFİKİRTEPE / Fikirtepe Haber






imza atanlarmı yanlış atmayanlarmı doğru?