Acele kamulaştırma, olağanüstü bir kamulaştırma yöntemi olduğu için bazı şartlara uyulması zorunludur. Bu yöntemin uygulanabilmesi için kamulaştırma gerekçeleri dışında acele olduğunun varlığını ispat edecek şartların da oluşması gerekmektedir. İdare Mahkemeleri, kamulaştırmanın iptali davalarında acele olmasını gerektiren durumun varlığı açısından da yargısal denetim yapmaktadır.
Acele kamulaştırma davalarında kamulaştırmayı yapan Bakanlığın Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurması üzerine taşınmaz malın değerinin Mahkeme tarafından belirlenmesi gerekecektir. Mahkeme başvuruyu taraflara tebligat yapmaksızın o yılın kamulaştırma bilirkişi listesinden seçeceği bir bilirkişi heyetiyle yerinde bedel tesbiti yaptıracak, ardından Bakanlık tarafından bu bedel bankaya yatırılacaktır. Bu bedelin kanunda 5 taksitte ödeneceği belirtilmişse de, kanaatimizce tamamının ödenmesi acele kamulaştırmanın ruhuna daha uygun düşecektir.
Yani Acele Kamulaştırma kararı, kamulaştıracak Bakanlık tarafından bedel tespiti yapılması talebinin ardından mahkemece taşınmazın bedelinin tespit edilip bu bedelin bankaya yatırılması ile yetinilmesinden ibaret olup bir tespit niteliğindedir. Bu işlemin ardından da Bakanlığın bedel tespiti ve tescil davası açarak Kamulaştırma işlemlerine devam etmesi gerekmektedir.
Acele kamulaştırma uygulamasında mahkemece verilen el koyma kararı ile taşınmazın mülkiyeti idareye geçmez arsa sahibinde kalmaya devam eder, mülkiyet idare adına tescil edilmez. Kanunda öngörülen koşulların bulunması halinde Bakanlık tarafından kamulaştırma kararı alınmışsa hukuki süreç başlar.
Sonuç olarak, 6306 sayılı Kanunun uygulaması oldukça zor ve karmaşık olmasına rağmen Bakanlığın mağdurların yanında olması durumunda dönüşüm daha sağlıklı ve hızlı bir şekilde devam edecektir.
Acele kamulaştırma ancak olağanüstü hallerde başvurulabilecek bir kamulaştırma şeklidir. Bu yola kanunlarda sınırlı olarak sayılan hallerde başvurma imkanı bulunmaktadır. Bakanlar Kurulu’nun son yıllarda sık sık acele kamulaştırma kararları aldığı görülmektedir. Acele kamulaştırma yoluna başvurulabilecek durumlar sınırlıdır. Bunlar; yurt savunması ihtiyacı, aceleliğine Bakanlar Kurulu’nca karar alınacak haller veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlardır.
Acele kamulaştırma, olağanüstü bir kamulaştırma yöntemi olduğu için bazı şartlara uyulması zorunludur. Bu yöntemin uygulanabilmesi için kamulaştırma gerekçeleri dışında acele olduğunun varlığını ispat edecek şartların da oluşması gerekmektedir. İdare Mahkemeleri, kamulaştırmanın iptali davalarında acele olmasını gerektiren durumun varlığı açısından da yargısal denetim yapmaktadır.
Acele kamulaştırma davalarında kamulaştırmayı yapan Bakanlığın Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurması üzerine taşınmaz malın değerinin Mahkeme tarafından belirlenmesi gerekecektir. Mahkeme başvuruyu taraflara tebligat yapmaksızın o yılın kamulaştırma bilirkişi listesinden seçeceği bir bilirkişi heyetiyle yerinde bedel tesbiti yaptıracak, ardından Bakanlık tarafından bu bedel bankaya yatırılacaktır. Bu bedelin kanunda 5 taksitte ödeneceği belirtilmişse de, kanaatimizce tamamının ödenmesi acele kamulaştırmanın ruhuna daha uygun düşecektir.
Yani Acele Kamulaştırma kararı, kamulaştıracak Bakanlık tarafından bedel tespiti yapılması talebinin ardından mahkemece taşınmazın bedelinin tespit edilip bu bedelin bankaya yatırılması ile yetinilmesinden ibaret olup bir tespit niteliğindedir. Bu işlemin ardından da Bakanlığın bedel tespiti ve tescil davası açarak Kamulaştırma işlemlerine devam etmesi gerekmektedir.
Acele kamulaştırma uygulamasında mahkemece verilen el koyma kararı ile taşınmazın mülkiyeti idareye geçmez arsa sahibinde kalmaya devam eder, mülkiyet idare adına tescil edilmez. Kanunda öngörülen koşulların bulunması halinde Bakanlık tarafından kamulaştırma kararı alınmışsa hukuki süreç başlar.
Sonuç olarak, 6306 sayılı Kanunun uygulaması oldukça zor ve karmaşık olmasına rağmen Bakanlığın mağdurların yanında olması durumunda dönüşüm daha sağlıklı ve hızlı bir şekilde devam edecektir.
Acele kamulaştırma ancak olağanüstü hallerde başvurulabilecek bir kamulaştırma şeklidir. Bu yola kanunlarda sınırlı olarak sayılan hallerde başvurma imkanı bulunmaktadır. Bakanlar Kurulu’nun son yıllarda sık sık acele kamulaştırma kararları aldığı görülmektedir. Acele kamulaştırma yoluna başvurulabilecek durumlar sınırlıdır. Bunlar; yurt savunması ihtiyacı, aceleliğine Bakanlar Kurulu’nca karar alınacak haller veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlardır.
Acele kamulaştırma, olağanüstü bir kamulaştırma yöntemi olduğu için bazı şartlara uyulması zorunludur. Bu yöntemin uygulanabilmesi için kamulaştırma gerekçeleri dışında acele olduğunun varlığını ispat edecek şartların da oluşması gerekmektedir. İdare Mahkemeleri, kamulaştırmanın iptali davalarında acele olmasını gerektiren durumun varlığı açısından da yargısal denetim yapmaktadır.
Acele kamulaştırma davalarında kamulaştırmayı yapan Bakanlığın Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurması üzerine taşınmaz malın değerinin Mahkeme tarafından belirlenmesi gerekecektir. Mahkeme başvuruyu taraflara tebligat yapmaksızın o yılın kamulaştırma bilirkişi listesinden seçeceği bir bilirkişi heyetiyle yerinde bedel tesbiti yaptıracak, ardından Bakanlık tarafından bu bedel bankaya yatırılacaktır. Bu bedelin kanunda 5 taksitte ödeneceği belirtilmişse de, kanaatimizce tamamının ödenmesi acele kamulaştırmanın ruhuna daha uygun düşecektir.
Yani Acele Kamulaştırma kararı, kamulaştıracak Bakanlık tarafından bedel tespiti yapılması talebinin ardından mahkemece taşınmazın bedelinin tespit edilip bu bedelin bankaya yatırılması ile yetinilmesinden ibaret olup bir tespit niteliğindedir. Bu işlemin ardından da Bakanlığın bedel tespiti ve tescil davası açarak Kamulaştırma işlemlerine devam etmesi gerekmektedir.
Acele kamulaştırma uygulamasında mahkemece verilen el koyma kararı ile taşınmazın mülkiyeti idareye geçmez arsa sahibinde kalmaya devam eder, mülkiyet idare adına tescil edilmez. Kanunda öngörülen koşulların bulunması halinde Bakanlık tarafından kamulaştırma kararı alınmışsa hukuki süreç başlar.
Sonuç olarak, 6306 sayılı Kanunun uygulaması oldukça zor ve karmaşık olmasına rağmen Bakanlığın mağdurların yanında olması durumunda dönüşüm daha sağlıklı ve hızlı bir şekilde devam edecektir.
Av. Mete CAN / FİKENTDER
_________________________________
okuyucutemsilcisi@fikirtepehaber.com
ajansFİKİRTEPE /







Bu durumda bakanlık iflas ertelemesi ve is yapma yeteneği olmayan firmalara Fikirtepe halkını peskesmi çekiyor bakanlık bu firmaları ayıklasin ve Fikirtepeden atsın biz bakanlığın gücünü görelim .