Kentsel dönüşümle beraber çarpık yapının yenilenmesi herkesin memnuniyeti olsa da, zorla birileri adına yerlerinin imza altında verilmeye çalışması karşı dirençle karşılaşmaktadır. Re'sen tevhitle 2/3 çoğunluğun azınlığa tahakkümü hisseli paylarda tolere edilebilse bile, tapulu bağımsız tek parsellerde anayasal güvence altında olan ''Mülkiyet Hakkıyla'' çelişmektedir.
Tarihte bile tapulu özel mülkiyetlere dokunulmamışken, sosyal ve hukuk devleti güvencesi altında kazanılan resmi tapular görmezden gelinerek, mülkiyet hakları nasıl yok sayılabilir..? Serbest piyasa şartları gereği vatandaşın yatırımları yok sayılamaz !! Bu amaçla, kıssadan hisse sizlere 1750 li yıllarda Potsdam da Alman Kralı II. Frederick zamanında yaşanmış olan, ''Kral ve Değirmenci'' arasında geçen anekdotu sizlere aktarmak istiyoruz. - Adalet her sabah Alman Kralı II. Frederick'e, sıcak bir ekmek kokusuyla gelirken, kentsel dönüşüm sürecinde uygulanan Re'sen Tevhit sonrası Türkiye'de nasıl gelecek !? Evet keyifle okumanız dileğiyle bu ibretlik anekdotu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Yasin BEKTAŞ/www.FİKİRTEPEHABER.com

"Berlin'de hakimler var!"
Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar kral bile olsa adaletten üstün değildir. Hiçkimse adaletin üstüne çıkamaz. Orada oturamaz. Bugün bütün gelişmiş ülkeler hukuk fakültelerinde bu olayı anlatırlar. "Berlin'de hakimler var!"
Alman Kralı II. Frederick 1750 yılında Potsdam'dan geçiyor. Orayı çok beğeniyor ve 'Bana şuraya bir saray yapın" diyor. Ertesi gün adamları gidip bakıyorlar, Kral'ın beğendiği yerde bir değirmen. Adamlar kapıyı çalıyor, yaşlı değirmenci açıyor.
- Buyrun?
- Bizi Kral gönderdi. Burayı görüp çok beğendi, satın alacak. Kaç para?
- Satmıyorum ki ne parası?
- Saçmalama Kral istedi.
- Bana ne. Ben satmadıktan sonra kimse alamaz ki.
Adamları gelip Kral'a diyorlar ki;
- Efendim beğendiğiniz yerdeki değirmenci deli. Satmıyorum dedi.
- Çağırın bakalım bana şu adamı.
Değirmenci gelip, Kral'ın karşısında duruyor. II. Frederick;
- Yanlış anladınız herhalde beyefendi, ben satın almak istiyorum orayı. Kaç para?
- Yoo yanlış anlamadım, adamların da dün bunu söyledi. Satmıyorum!
- Beyefendi inat etmeyin, paranızı fazlasıyla vereceğim.
- Sen koskoca kralsın, paran çok. Git Almanya'nın heryerine saray yap. Burayı benden önce babam işletiyordu. Ona da babasından kalmış, ben de çocuğuma bırakacağım. Satmıyorum!
II. Frederick ayağa kalkıyor;
- Unutma ki ben Kralım!
Değirmenci bakıyor ve diyor ki;
- Asıl sen unutma ki Berlin'de hakimler var!
Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar kral bile olsa adaletten üstün değildir. Hiçkimse adaletin üstüne çıkamaz. Orada oturamaz. Bugün bütün gelişmiş ülkeler hukuk fakültelerinde bu olayı anlatırlar. "Berlin'de hakimler var!"
- Potsdam'da Sansosi Sarayı. Saray ve değirmen yanyana. Kral ve değirmenci adaletle komşu oluyor.
Sabahları II. Frederick arka bahçeye çıktığında değirmenci sesleniyor;
- Hey Frederick, ekmek yaptım göndereyim mi?
II. Frederick diyor ki;
- Adalet her sabah bana, sıcak bir ekmek kokusuyla gelirdi.

Yasin BEKTAŞ
_____________________________________
ajansFİKİRTEPE/www.FİKİRTEPEHABER.com







Bakan bey,Kral bu dünyada anlamış bunu, siz birde Hesap gununun Hakimine, nasil kendinizi haklı cikaracaksinz Belediye başkanı, Firmalar,bürokratlar olarak cevabı hazırlayın!; Bizim hakkımız Haram olsun! Verin yerinde dönüşümü bu iş bitsin. Depremi bahane etmeyin!