Fikirtepede Tevhit ve Yıkım Yapmayan Firmaya Ruhsat Yok ! Vatandaş Hakkını Aramaya Devam Ediyor ...
Tevhit ve Yıkım Yapmayan Firmaya Ruhsat Yok ..!  Fikirtepe Görsel 2- www.fikirtepehaber  Fikirtepe Görsel 1- www.fikirtepehaber 1000 m2 yeri olan vatandaş yıkımını yapması şartı ile ruhsata başvurabilir ve alabilir. İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürü Bülent BABAOĞLU Fikirtepeden davet ettiği vatandaşların sorunlarını ve sıkıntılarını dinlediği toplantıda önemli noktalara değindi. Bülent BABAOĞLU Fikirtepede imza almış bulunan firmaların ruhsat başvuru taleplerini değerlendirirken tevhit ve yıkım işlemlerini gerçekleştirmiş olmalarını özellikle yıkım yapmayan hiçbir firmaya % 100 imzası bitmiş olsa bile ruhsat başvurularının kabul edilmeyip geri gönderildiğini söyledi. Bu şekilde gelen tüm ruhsat başvurularını da kabul etmeyeceklerinin de özellikle altını çizdi. Bülent BABAOĞLU şu ana kadar sadece iki firmanın tüm işlemlerini tamamlayarak ruhsat başvurusunda bulunduklarını ve başvurularının kabul edilip süratle sonlandırılmak üzere üzerinde çalışıldığını , bu iki firmanın ise Anka Yapı ve Kent Plus Firmaları olduğunu söyleyerek sözlerine devam etti. Bülent BABAOĞLU şu an tüm yoğunluğun ve çalışmalarının bu firmalara ruhsat vermek üzere odaklanıldığını belirterek sözlerine şöyle devam etti ; Anka Yapı zaten yıkım ve harfiyat ruhsatını alarak harfiyat işlemlerine başlamış ve devam etmektedir , ancak Kent Plus Firması yıkım işlemini gerçekleştirmiş bulunmakla beraber bir haftaya kadar harfiyat ruhsatını da vererek çalışmalarına kaldıkları yerden devam etmeleri hedeflenmektedir, dedi. Bu sayede ilerleme kaydedileceğini söyleyen Bülent BABAOĞLU imzası % 100 bitmiş firmaların tevhit ve yıkım işlemlerini yaparak tüm evraklar ile başvurmaları takdirde ruhsat alım için önlerinde her hangi bir engel bulunmadığını ve bu şekilde başvurdukları takdirde ruhsatlarının da hemen verileceğini söyledi. Bülent BABAOĞLU Fikirtepe'den şikayetler üzerine davet ettiği vatandaşların öneri ve şikayetlerini dinledi Fikirtepede vatandaşların değişik adalarda  ve farklı firmaların hazırladığı ve dayattığı sözleşmelerdeki aksaklıklar, hukuki boşluk , taraflı ve maksatlı maddelerden dolayı vatandaşların aleyhine olduğunu , bu tarz sözleşmelerden dolayı ciddi çekince ve tereddüt içerisinde bulunduklarını, tüm bunların üzerine devletin vatandaşını korumaktan ziyade kanunlar ve uygulamalardaki prosedür yöntemleri ile de firmalar lehine bir görüntü sergileyerek mağduriyetlerin daha da artmasını sağladığını söylediler. Vatandaşların çözüm önerisi olarak Bülent BABAOĞLU' na ; Bakanlığın hazırlayacağı tek tip bir sözleşme ile hem hukuki hem de hakların korunması yönündeki talep ve beklentilerini sunmaları üzerine Bülent BABAOĞLU bakanlık olarak kendilerinin her hangi bir sözleşme hazırlayamayacaklarını ancak , vatandaşların kendilerine getirecekleri her hangi örnek bir sözleşmeyi de değerlendirebileceklerini karşılığını verdi. İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünün daveti üzerine yapılan toplantıya gelen vatandaşların dönüşüm sürecinde ada içerisinde , firmalar ve sözleşmelerinde özel ve genel olarak karşılaştıkları sıkıntıları dile getirdikleri bu toplantıda Bülent BABAOĞLU 'nun açıklamalarının satırbaşlarını kısaca şöyle özetleyebiliriz. İmar planlarına yapılmış bulunan itirazlar henüz neticelenmemiş olup inceleme aşamasındadır ve üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Kademeli imar 600 m2 uygulamasının kaldırılması şu aşamada bir netlik kazanmış değildir. Bir ara kaldırılması yönünde fikir beyan edilirken gelinen bu aşamada devam etmesi yönünde de değerlendirme düşünceleri mevcuttur ve üzerinde durulan bir noktadır. 1000 m2 yeri olan bir vatandaşın şu anda yapacağı ruhsat başvurusu yıkım yapılmış olması şartı ile mevcuttaki plan notlarının geçerli olması bakımından kabul edilmektedir ve yıkım yapmış ise ruhsatını alabilir. Bülent BABAOĞLU 2/3 çoğunluk uygulamasının binaların yıkımı için değil yapımı için gerekli bir şart olduğunu vurgulamasına karşılık , 2/3 çoğunluğu sağlamış bulunan firmaların diğer 1/3 lük bölümün yıkımı için başvurması karşılığında bakanlığın bu talebi değerlendireceğini sözlerine ekledi. Bina bazında yıkımlar için 2/3 çoğunluğun sağlanması gerekliliğine vurgu yapan Bülent BABAOĞLU' nun sözleri dikkatlerden kaçmaz iken vatandaşlar tarafından özellikle bakanlığın bu bağlamda firma lehine kademeli imarı ve mülkiyet haklarını yok sayarak firma lehine olacak şekilde 2/3 yasası olarak algılanan Afet Yasasını tek taraflı dayatmasının kabul edilemez bir tezatlık olduğu vurgulandı. 1385768_701418966558541_1116502368_n Vatandaşlar Çekincelerini ve Şikayetlerini Dile Getirdi , Bakanlığa Çözüm Yolunu Gösterdi. Aksi Takdirde Tüm Hukuki Yolları Tükeninceye Kadar Haklarını Savunacaklarını Söylediler. Basın Ekspress yolunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının İstanbul Alt yapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü Ofisinde gerçekleştirilen toplantıda vatandaşlar, özellikle herkesin hak ve hukuku ile devletin garantörlüğünde rakamların ve oranların bir alt tabanı belirlenerek koruyucu ve ortak bir sözleşme hazırlanıp imzaya sunulmasın mukabilinde vatandaşlar bakanlığa 2/3 çoğunluk uygulamasının değil gerekirse % 51 çoğunluk uygulamasını bile getirilebileceğini ve vatandaşlar olarak bu şekilde getirilip sunulacak bir sözleşmeye güven ve huzur içerisinde  imzalamaya her zaman hazır olduklarını öneri ve teklifinde bulunmasına karşılık bakanlığın ticari diye firmalara her hangi bir müdahaleden kaçınmasına rağmen , ticari firmalar lehine uygulanacak tarzda 2/3 Afet yasası kapsamında kamulaştırma baskı ve korkutmaları karşısında tezatlığa dikkat çeken ve çeşitli çekinceleri bulunan vatandaşların bu çekincelerinin giderilmeden yapılacak kamulaştırma yollu baskıların kesinlikle kabul edilemez olduğu ve bunun karşısında her türlü anayasal dahil evrensel ve avrupa insan hakları bildirgesi dahilinde tüm hak ve hukuklarını korumak üzere her türlü hukuki yola başvuracaklarını  söylediler. Bakanlığın bu yönde baskıcı ve vatandaşların çekincelerini, şikayetlerini ve taleplerini ticari bir olay diye görmezden gelmesi ve bu yönde yapacağı tek taraflı baskıcı tutumunda ısrar etmesi ve vatandaşın aleyhine olacak her hangi bir uygulamanın vatandaşlar tarafından Ticari firmaları kayırma olarak algılanacağı özellikle vurgulandı. Vatandaş olarak devletin; ticari firmaların değil, kendi vatandaşları lehine koruyucu davranarak atacakları her adımı sonuna kadar destekleyeceklerini talep ve beklentilerinin de bu yönde olduğunu bu tarz bir yaklaşımda bulunmamaları haricinde, 2/3 dayatması yerine alternatif olarak kademeli imar uygulamasının devamlılığının devam ettirilmesi gerektiği ancak bu şekilde vatandaşların kendi hak ve hukuklarını koruyabileceklerini ve yarınlara huzurla , güvenle bakabileceklerini belirttiler. Bunun aksi bir davranışın vatandaşlarda oluşturacağı algı devlet tarafından firmaları kayırma ve bir rant algısı oluşturabileceği toplantıya katılan vatandaşlar tarafından ortak bir kanaat olarak özellikle altı çizilerek vurgulandı. Vatandaşlar olarak Bakanlığın her türlü iyi niyetine karşılık kendilerini mecbur kılacağı her türlü sakat sözleşmeleri imzalatma isteğinden dolayı bakanlığın tarafsızlığını yitireceği için artacak sosyal çöküntü ve ekonomik kayıplarda öncesinde veya sonrasında vatandaşların bireysel veya toplumsal her türlü eylemine sebep olacağı açıkça belirtildi ve toplantıya katılan vatandaşlar tarafından bakanlığın bu noktada dikkati çekilmeye çalışıldı. Toplantıya katılan vatandaşlar devlet olarak kendilerini korumalarını isterken ileriyi görebilmek , kendilerini ve geleceklerini sağlama almak istediklerini aksi bir durumda başvurularak her türlü hukuki sürecin mevcutta bulunan sıkıntıları daha da artıracağını ve içinden çıkılmaz bir hal almasını sağlayacağını kendilerinin bu şekilde kesinlikle bunu istemediklerini ve dönüşüme karşı olmadıklarını ancak devletin de bunu kesinlikle bu şekilde görüp ticari firmalardan ziyade vatandaşlar lehine koruyucu davranmasını istediklerini söylediler. Kentsel dönüşüme karşı olmadıklarını ve özellikle başbakan ve çevre ve şehircilik bakanının söylemlerinde çeşitli defalar dile getirdikleri ve söyledikleri gibi vatandaşın mülkiyet haklarının korunmasında veya firmalara karşı haklarını daha iyi savunabilmek adına kendi yerlerini kendilerinin yapabilmelerinin önünün kapatılmayıp devletin sunacağı her teşvik ve krediden faydalandırılmasının sağlanması söylemlerine rağmen bu söylemlerden uzak uygulamaların varlığı ve bu uygulamaların çoğunluk adı altında firmaların dayattığı hiç bir koruyucu hukuki, maddi teminatları bulunmayan ve vatandaşa söz hakkı tanınmayan ve hatta kendi mülkiyeti hakkında kendi iradesinin yansıtılmadığı sakat sözleşmeler aracılığı ile ticari firmalar lehine olacak şekilde kullanılmasının kesinlikle kabul edilemez olduğunun vurgulandığı toplantı , Bülent BABAOĞLU' nun sözleşmelerinden ve uygulamalarından dolayı vatandaşlar tarafından şikayet aldıkları bazı firmaları incelemek üzere bakanlığa bildirdiklerini sözlerine ekledi ve vatandaşların Türkiye'nin veya İstanbul'un değişik yerlerinde maketten yaptıkları satışlar karşılığı teslim tarihi gelen ancak 36 süre geçmesine rağmen her hangi bir temel bile atılmamış olması , bundan dolayı firmaya mağdur insanların haciz koydurduğu , bazı veya aynı firma patronlarının dolandırıcılık nitelemesi ve suçlaması ile ağır cezada yargılanıyor olması gibi vasıfları barındıran firmaların veya alt firmaları ile ortaklıklarının bir şekilde 2/3 gibi bir oranı yakalaması durumunda bakanlığın tutumunu sormasına karşılık verdiği yapacak birşey yok geri kalan 1/ 3 lük kısım için kanun neyi gerektiriyorsa onu uygulayacağız şeklindeki cevap karşısında vatandaşların kendilerini nasıl korumasız ve baskı altında hissetmeleri noktasında haklı çıkarır gibiydi. Tüm bu konuşmalara rağmen Bülent BABAOĞLU 1/3 lik kısmın satılmayacağı ancak ilk etapta neden imza atmadıklarını soracaklarını söylemesine karşılık, vatandaşların tedirginlikleri, mevcuttaki bazı firmalar hakkındaki menfi bilgiler , firmaların çalışma şekli ve bazı kirli ilişkilerin , sözleşmelerdeki hukuki boşluklar ile kasıtlı bazı maddelerin varlığı ve vatandaşların mülkiyet haklarının görmezden gelinerek tapulu mülkleri aracılığı ile iradelerine , sebest piyasa koşullarında haklarının aranmasına 2/3 çoğunluk dayatması ile ipotek konulması , bazı firmaların sözleşmeleri ve dayattıkları maddelerin ticari olarak görülüp bunun sonucunda herhangi bir müdahaleden kaçınılmasına karşılık, bakanlığın; vatandaşın tapulu mülkü üzerinde her türlü tasarrufu kendisine mübah gören ve firmaları bu yönde desteklercesine ve cesaretlendirircesine söylem ve eylemlerde bulunması , vatandaşların; haklarını korumak adına bu yola başvurmaktan başka çareleri kalmadığı için tüm hukuki yolları ve eyllemleri daha ciddi bir şekilde deneyeceklerini ve haklarını korumak ve geleceklerini sağlama almak adına her platformu kullanacaklarını söylemelerine sebep olmuş ve toplantı  bu şekilde neticelenmiştir. 23.11.2013 / Fikirtepe Haber Üzerinde Çalışılan ve henüz netleşmemiş Fikirtepe kentsel tasarım çalışma Görüntüleri Fikirtepe Görsel 3- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 5- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 10- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 9- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 8- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 7- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 6- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 14- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 13- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 12- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 11- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 21- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 20- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 18- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 17- www.fikirtepehaber  Fikirtepe Görsel 15- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 26- www.fikirtepehaber Fikirtepe Görsel 16- www.fikirtepehaber
banner23
Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner74