Bakanlık Fikirtepede Taraf mıdır , Tarafsa Kimden Taraftır? Fikirtepelilerin ve Sivil Toplum Örgütlerinin Beklentileri ,

  Bakanlık Fikirtepede Taraf mıdır , Tarafsa Kimden Taraftır? Fikirtepelilerin ve Sivil Toplum Örgütlerinin Beklentileri , images Fikirtepede Kentsel Dönüşüm Süreci, emsal artırımı yolu ile yıllardır kapalı olan, ancak şu an bile hala kullandırılmamış bulunan imarın yeniden açılması ile başlatıldığı tüm Türkiye tarafından bilinen ve itirazlara konu olan bir gerçektir. Yıllardır, imar yasağı sayesinde Fikirtepede vatandaşların kendi yerlerini kendi imkanları ile dönüştürerek yenilemesi bu imar yasağı sayesinde engellenmiştir. Yeni sunulan ve her seferinde vaat edilen hakların bazılarının iptal edilmesi yolu ile minimize edilerek son şekli verilen ancak hala itirazları bile neticelenmemiş plan notlarının bu son haline gelinceye kadar kaybedilen 3 yıllık zaman kaybı Fikirtepede yaşayan tüm toplum kesimi üzerinde ciddi ekonomik ve sosyal bir çöküntü ve bozulmaya yol açmaktan başka bir şeye yaramamıştır. Evet Fikirtepede umutlar büyüktür  ancak, '' Umut Fakirin Ekmeğidir '' sözü üzerinden gidersek Fikirtepelilerin son ruh haletini daha kolay özetlememiz mümkün olabilecektir. Bu söylemle düşünmeye ve hayatın gerçeklerini yazmaya devam ediyoruz. Fikirtepelilerin ellerindeki ve hatta başlarını sokabildikleri tek yerlerini yani, evlerini; kat karşılığı sözleşme imzalamak sureti ile Firmaların insiyatifine bırakmış bulunmaları karşılığında ellerinde kalan ve avundukları sadece ve sadece umutlarından başka bir şey kalmamıştır. Bu şekilde imza atmış olmasına ve geçen 3 yıllık süreye rağmen bir türlü yeni evlerine kavuşamamış olmasının verdiği ekonomik sıkıntı yüzünden 3'er , 5'er m2 veya elinde bulunan hissenin tamamını satmak zorunda  kalan vatandaşlar çoğalmıştır. Fikirtepe'nin geçen 3 yıllık bu zamana rağmen süratle dönüşememesi ve mevcuttaki belirsizlikleri,  vatandaşların şu an oturdukları evlerinden de olma riski gerçeğini ortadan kaldırmadığı gibi daha büyük ve ciddi sıkıntılarında tezahür etmesine sebep olma riskiyle karşı karşıyadır. Bunlara sebep olan neden ve gerekçeler , vatandaşların hakları konusunda; sırf özel firmaların ticari bir şirket olmaları sebep ve yaptıkları faaliyet gerekçeleri sebep gösterilerek, firmaların maddi yeterliğine ve vatandaşın aleyhine olan sözleşme maddelerinde bile vatandaşı koruma amaçlı hiç bir firmaya müdahale edemeyiz savıyla geçiştirilemeyecek kadar önemli ve hayatidir. Anayasa Sosyal ve Hukuk Devleti olma ilkesi de bunu gerektirmektedir. Devlet her şeyden önce vatandaşını korumalıdır ; ticaretten ziyade bazı icraları yapma ve firmalar ile anlaşma noktasında, özellikle; kanun yolu ile vatandaşı mecbur bırakması karşılığında vatandaşı koruyucu tedbir ve ticari firmalar nezdinde her türlü garanti , teminat verilmesini sağlamalı, geniş yetki içeren , vatandaşı mecbur ve mağdur bırakan vekaletname alımlarına dur demelidir. Firmalardan bunu isteyemiyorlarsa bile, en azından bunu devlet olarak kendisi yapmalı ve bu garantörlüğü ve her türlü teminatı vatandaşın lehine sağlamalıdır. Fikirtepe Bölgesi geneline baktığımızda ; ciddi firma ve sözleşmelerin varlığı inkar edilemez bir gerçektir. Bu konuda firma ve sözleşme konusunda ciddi araştırma yapıp gönül rahatlığı içerisinde imzasını atmış bulunan vatandaşların sözleşme imzaladıkları firmalarının bir an önce iş başı yapmasını beklemesi haklı, yerinde geciktirilmeyecek bir istektir. Bu tarz firma ve toplulukların beklentileri yönünde firmaların bir an önce iş başı yapmaları sağlanmalı , hatta ağırdan alan firmalar iş başı yapmaları noktasında bakanlıkça zorlanmalıdır. Tabi bu zorlama sadece firma ile kısıtlı kalmaktan ziyade , henüz imzalarını atmamış ama her türlü haklı gerekçeler haricinde , farklı beklenti ve menfaat peşinde koşan simsarcı diyebileceğimiz hak sahipleri içinde uygulanmalıdır. Ancak burada asıl hedef haklı gerekçeler ve mülkiyet haklarının korunması olmalıdır. Bu noktada; ne çoğunluk azınlığa baskı yapmalıdır , ne de azınlık çoğunluğa tahakkümde bulunmalıdır. Toplumsal kutuplaşmaları önlemek adına kademeli imar uygulaması bir sibop görevi görmesi açısından devam ettirilmeli amam mümkün olduğunca vatandaşların haklarının korunarak ada bazlı yapılaşmaların teşvik edilmesi sağlanmalıdır. Asıl bu noktada devlet ciddi bir çalışma ile kişilerin mülkiyet ve hukuki haklarını koruyarak ve geleceği noktasında her türlü güvencelerini almasını ve kendi iradesi ile imza atmasını sağlamalı bu konuda hem firma hem de bireyler arasında hakemlik görevi görmelidir. Bu tarz istisnaları belirterek, bunun haricinde simsarcıların tuzağına düşerek veya düşmeden imza atmış bulunan ancak imzaladıkları sözleşmelerin içeriğinden bihaber büyük bir çoğunlukta mevcuttur. Bu çoğunluk ; gecikilen 3 yıllık zaman kaybı ve oluşmuş bulunan ekonomik ve sosyal çöküntünün çekilemez bir hal almış olmasından dolayı 2/3 çoğunluk yasası diye bilinen 6306 sayılı afet yasasının bir an önce uygulanmasını istemekte ve bir an önce uygulanarak imza atmamış olan komşularının yerlerinin kamulaştırılma yolu ile ellerinden alınmasını yolu ile işlerin hızlanacağı düşüncesi ile bakanlığın çalışmalarını beklemektedir. 1385768_701418966558541_1116502368_n Bilinçli ve bilinçsizce toplumun genelinde oluşmuş, daha doğrusu oluşturulmuş olan bıkkınlık ve bilgi kirliliği karşısında , vatandaşlar artık ne olacaksa olsun noktasına gelmiş bulunmakta ve bundan dolayı her hangi kar zarar mukayesesini bırakın , oluşabilecek hak kayıpları ve gelecekte oluşabilecek muhtemel sıkıntılara karşı dikkatlerini dahi toplayamamaktadır. Evet milyon dolarlık rakamlı projelerin bahis konusu olduğu bölgede, 50 Bin TL gibi komik sermaye rakamlarıyla kurulmuş ve hatta herhangi bir ticari faaliyeti bulunmayan , piyasada borca batağına saplanarak iflas bayrağını çekmiş , maketten sattığı dairelerin 36 aylık süre bitimine rağmen bırakın teslimini temelini bile atmamış , para kaynağı ve yaptığı icraatleri belli olmayan, daha öncesinden el altından Tokiyi bile dolandırma ve zarara uğratma cürretinde bulunan tarzda firmaların bile aktif olduğu kendi isimleri veya yeni kurdukları paravan şirketleri üzerinden imza karşılığı yer almaya çalıştığı bir ortamdan söz etmekteyiz. Bu tarz firmaların vatandaşlara dayattığı; her türlü maddi ve hukuki sözleşme maddelerine karşılık her hangi bir teminat göstermeyip projenin başlanırlılığı ve hakkıyla bitirilip teslimi noktasında vatandaşlara garanti vermemesi ve bakanlık yetkililerinin bunları görmezden gelmesi ne derece doğrudur . Bu tarz dayatmalar ister ticari şirket aracılığı ile , isterse kanun gücü ile bile olsa kesinlikle kabul edilemez . Bu konuda İster bir firma sözleşmesini imzalamış veya henüz her hangi bir firmanın sözleşmesini imzalamamış bulunan vatandaşlar nezdinde; ciddi bir gelecek kaygısı ve tereddütlerin oluşmasına ve  yaşam kalitesi sıkıntısına sebep olduğu açıkça yetkililer tarafından görülmeli ve önlemler bu yönde artırılmalıdır. Maksat sadece görüntü kirliliğini ortadan kaldırmak olmamalı , insanların rahat ve güven içerisinde kendi iradeleri ile yaşam kalitelerinin devlet teşvik ve pozitif yönlendirmeleri ile yükseltilmesi ve artırılması olmalıdır. 933901_616308561727101_1414588855_n Bazı firmaların şark kurnazlığı ile bölgede el altından anlaştıkları bazı vatandaş görünümlü simsar , emlakçı veya firma çalışanları aracılığı ile Fikirtepe' nin çevre ve yakın bölgelerinde almayı hayal bile edemeyecekleri derecede komik rakam ve oranlar ile sözleşme imzalatarak , aldıkları 3-5 imza karşılığı başkaca bir firmanın o alana girmesini engellemiş bulunarak , bakanlığın çıkarttığı afet riskli bölge yasasının 2/3 çoğunluk maddesini kendi leh ve çıkarları yönünde propagandasını yaparak kullanmaya çalışması ve çekinmeden devletin vatandaşların lehine kullanması gereken kamulaştırmayı korkutma aracı olarak kullanmaları da dikkatlerden kaçmayan bir gerçek olarak ortada durmaktadır. Kamulaştırma haricinde Toki veya İller Bankasının gelmesi mukabilinde bile kendilerinden daha düşük % 35 - 45 gibi oranlar ile sözleşme imzalamak zorunda kalacakları baskısı ve korkutması karşısında, o adaya girmiş veya birileri tarafından sokulmuş bulunan mevcuttaki firma yetersiz ve sözleşmesi kötü olsa bile vatandaş, başka alternatifi olmadığı yönde ikilemde bırakılmak suretiyle imza atmak mecburiyetinde bırakılmaktadır. Bu tarz çalışma ve dayatmalar karşısında yukarıda belirttiğimiz; eksik ve firmalar lehine tek taraflı sözleşmeleri vatandaşların imzalaması suretiyle o alan içerisinde firmaların hasbel kader 2/3 çoğunluğu bir şekilde yakaladığı vakıadır ancak bakanlığın baskı uygulamasına sebep olacak kadar adaletli olduğu savunulamaz. Böyle bir hengamede Bakanlığın firmaları ticari olarak görmesi ve müdahaleden kaçınması karşılığında , hakkını arayan ve geleceğini sağlama alma noktasında yasalar ile kendisine tanınmış bulunan ve tüm vatandaşlık hakları dahil , anayasa koruması altında olan;  her türlü mülkiyet , sözleşme ve teşebbüste bulunma haklarını ve vatandaşın ticaret yapabilme ve sözleşme iradesini hiçe sayarak kamulaştırma mekanizmasını çalıştırması ne kadar adilanedir ve ne kadar hukuk ve sosyal devlet ilkeleri ile örtüşmektedir. 1382856_570741366314553_1238656192_n Bu konuda bakanlık ve yetkilileri tarafından iyi niyetli olduğu aşikar ama yapılacak yanlış uygulamalar vatandaşlar nazarında maksatlı ve taraflı olarak görülmekte ve  haklı olarak hukuk dahil, her türlü eylem ve hak arama faaliyetlerinde bulunma gerekçesi doğurması kaçınılmazdır. En son düzenlenen plan notları askıya çıkarılalı ,askı ve itiraz süreci biteli aylar olmasına rağmen hala her hangi bir açıklamanın kamu oyu ile paylaşılmamış olması  karşılığında , her türlü bilgi akışının  ve alış verişinin bakanlık ve ticari firmalar arasında düzenli olarak işliyor olması kabul edilemez olmakla beraber , vatandaşlar nezdinde;  bakanlığın tarafsızlığı noktasında ciddi endişe ve tereddütlerin oluşmasına sebep olmaktadır. Fikirtepede , bölge hakkında ve bölge insanı için sivil toplum faaliyetleri dahil iletişimin ve doğru bilgi akışı faaliyetlerinde bulunan Fikirtepe Haber olarak kesinlikle çalışan, işleyen , iş yapan , ciddi ama vatandaşın hakkını koruyan firmaların yanında olduğumuzu ve bu çalışmaları desteklediğimizi söylemekle beraber ;  haksızlığa karşıda , haksızlığa uğrayan bütün toplum kesimlerinin yanında taraf olduğumuzu açıkça buradan herkese deklare etmek isteriz. 16126_388841837859693_1471782093_n Yerine göre haber ve bilgi akışını sağlamak , yerine göre hakların savunulması ve doğru kaynaklara yönlendirmek amacı ile yerinde bir hak arama , bölge ile alakalı vatandaşları yakından ilgilendiren bilgi ve haberleri paylaşma platformu olarak Sivil toplum örgütü görevi de  üstlenmiş bulunan Fikirtepe Haber başta olmak üzere diğer Sivil Toplum örgütleri olan Derneklerden de her hangi birisi tek başlarına kesinlikle bütün Fikirtepelilerin tek temsilcileri konumunda değillerdir. Böyle bir davranış ve yapılaşma tekelleşme ve akabinde farklı görüş ve fikirlere söz hakkı tanımamaya yol açacağı için Bakanlık ve yetkilileri bu noktada eşit ve adil davranmak ve Fikirtepelilerin hakkını savunan tüm Sivil Toplum örgütlerini sosyal medya ve dernek olarak özellikle; Fikirtepe Haber , Fidem ve Fikirbir 'i eşit olarak tanımalıdır. Bu sivil toplum örgütlerine en az firmalara karşı gösterdiği kadar gerekli ihtimam ve işbirliği olanak ve seçeneklerini göstermelidir. Bu noktada daha açık, şeffaf hepsine karşı eşit mesafede ve adil olması tüm kamu oyu tarafından , özellikle; hakların korunması ve ileriye dönük yaşanabilecek mağduriyetliklere karşı bir ön alma adına beklenmektedir. Olması gereken ve beklentilerimiz bu yönde olmasına rağmen ; bakanlık ve yetkililerinin süreç , ve ilerleyişi hakkında bu bölge ile sivil toplum örgütleri olan sosyal medya ve dernekleriyle istek ve beklentilerine rağmen her hangi bir görüş ve bilgi alış verişi yapmıyor olması ; Şifahen ve mükerreren çağrılacakları ve sürecin ilerleyişi hakkında devamlı olarak bilgilendirilecekleri söylenmesine karşın; hiç de adil olmayan ve arsa sahiplerini kapsamayan sadece ticari firmalar ile toplantı üzerine toplantı yapması ve bu toplantılardan her hangi birisine bu sivil toplum örgütlerinden hiç birisinin çağrılmamış olması ve bilgilendirilmemesiveya bu tarz bir algının oluşmuş olmasıda tamamen bakanlığın çalışmalarında görülen bir eksiklikten kaynaklanmakta ve  bu da demokratik , hukuk devleti adına kabul edilemez bir eksikliktir. Bakanlığın ve ilgili yetkililerin , vatandaşların istek ve şikayetleri ile olumlu yapıcı beklentilerini gündeme getiren , bütün sivil toplum örgütü sayılan sosyal medya ve dernekleri bu şekilde kaale almayış tavır ve görüntüsünün, bakanlık yetkililerinin çalışma temposu ve yoğunluğuna rağmen bilgi alış verişinin direkt olarak sağlanması ile  vatandaşların farklı mücadele ve hak arayışlarına girmesinden ziyade kendilerini güvende hissetmelerine sebep olacaktır. Düzenli bilgi alış verişinin olmaması mukabilinde vatandaşların arayışları çeşitlenerek akabinde , hukuki yollara başvurma ve  toplumun belki de genelinin zarar görebileceği ve süreci daha da uzatacak eylemleride  tetiklemek şeklinde zuhur edecektir. Bunun önüne geçmenin tek yolununda bilgi alış verişi ve diyalog olduğu gayet açık ve nettir. 533783_205642776277427_1473917651_n Buna ilk örnek teşkil edebilecek bir gelişme olarak önümüzdeki günlerde bazı vatandaşların Anayasa Mahkemesi dahil her türlü zemin ve platform içerisinde haklarını aramak için bir mücadele çalışma ve hazırlığı içerisinde oldukları , 2-3 güne kadarda hukuki mücadeleyi başlatacakları duyum ve haberini de buradan dikkatle paylaşmak isterim. Bakanlık yetkililerinin ve ilgili belediyelerin her fırsatta söylediği ; kesinlikle devlet veya bizler resmi kurumlar olarak garantör değiliz , hür iradenizle sözleşme yapıyorsunuz , firmanın herhangi bir şekilde batması veya iflas etme olasılığı karşısında kesinlikle devlet, bakanlık ve ilgili belediyeler olarak sorumlu değiliz. Firmalarınızı iyi araştırın , Sözleşmelerinizi sağlam yapın, gerekli her türlü tedbir ve garantileri alarak , haklarınızı iyi bir şekilde koruyarak imzalarınızı atın , imza attıktan sonra kesinlikle tek sorumlu sizsiniz ve bizlerin her hangi bir şey yapması veya müdahalede bulunması mümkün değildir tarzı açıklamaları ayan beyan bilinmektedir. Bakanlık yetkililerinin bu tarz açık ve net söylemlerine karşılık vatandaş; Firmaların ve vatandaş görünümlü çalışanlar aracılığı ile yayılan görüş ve fikirler doğrultusunda ; devletin baskı yaptığı, buna karşılık kesinlikle vatandaşı koruyarak mağdur etmeyeceği tezi işlenmeside aynı şekilde devam etmiş ve etmektedir. Bu teze karşılık vatandaşa imza atmaması mukabilinde karşılaşacağı bazı hak kayıpları ve mağduriyetlikleri yaşayacağı söylenerek , panik havası yaratılmakta , geçen zamanın bıkkınlığı ile imza atması mukabilinde sürecin hızlanacağını düşüncesi oluşturulmak istenmektedir. Ancak tüm bu söylem davranışlara karşılık vatandaşın imza atmaması mukabilinde de süreci tıkayan kişi olacağı ve diğer imza atmış bulunan vatandaşların haklarının kaybına ve bu şekilde de mağduriyet yaşamasına sebep olacağı tezi işlenerek bir suçluluk psikolojisi empoze edilmeye ve toplumsal bir baskı yaratılmaya çalışılmaktadır. Tüm bu yaşananlara karşılık ek olarak; Kamulaştırma yolu ile yerlerimizin haybeye elimizden alınma ihtimalinin bulunduğu veya Toki / İller Bankası baskısı aracılığı ile % 55- 60 bandına rağmen  % 35 - 45 gibi daha düşük oranlarda yerlerimizi yapma ve bizlere daha az yer vererek üstüne borçlandırma ihtimalinin bulunduğu şeklinde dayatma ve toplum içinde karşı şartlandırma oluşturularak vatandaş imza atma mecburiyetinde bırakılmaktadır. Bu baskı ve sindirme yöntemi ile oluşturulan toplumsal , daha doğrusu mahalle baskısı sonucu vatandaşın bırakın sözleşmeyi okuyup düzeltmesini, iyi bir avukat ve mimar süzgecinden geçirmeden ancak içine sinmeden ; falanca attı ona bir şey olmaz ise bana da olmaz mantık ve düşüncesiyle imza atmak zorunda kalmasını sağlıyorlar. Tabi tüm bu gelişmeler olurken ve zoraki de olsa imzalar atılırken veya attırılırken, bilinç altında her nasılsa devlet bizim hakkımızı korur.Bu konuda firmaları muhakkak ekonomik olarak denetler ; gücü yoksa o işten el çektirir ve bizi mağdur etmez beklenti ve umutları oluşturularak kendi kendini avutmasını sağlamaktadırlar . Mevcutta imza atmış bulunan vatandaşların ekseriyeti bu şekilde şartlanmış olarak bir beklenti içerisinde bulunmakta ve devletin ve yetkililerinin her türlü olumsuzluklara ve hak kaybına karşı kendilerini süperman gibi koruyacaklarını düşünmektedir. Evet , Umut fakirin ekmeğidir  ve devlet baba bizi korur , yalnız bırakmaz mantığı ile beklentiden ziyade sanki kesin bir gerçekmiş gibi oluşturulan görüş karşısında falanca komşu imzaladı sen neden imzalamıyorsun tarzı baskılar ile toplusal ayrışmalar artmakta ve genel toplum yapısına hakim olarak bu görüş ve baskı yöntemi kabul görmekte , kabul görülmesi ve imza atmayan vatandaşlarında bir an önce imza atması için vatandaş görünümlü çıkarcı firma çalışanlarının bu tarz gayretli çalışmaları ve aynı şekilde vatandaşlar üzerinde bu şekilde tesirleri devam ettiği maalesef gözlerden kaçmamaktadır. P1020770 Tüm bu gelişmelere ve yaşananlara rağmen, sözleşme ve gelecek bakımından çekincesi bulunan ve özellikle hali hazırda her hangi bir firmaya imza atmamış bazı vatandaşlar bir araya gelerek, haklarının korunması ve dönüşümün süratle gerçekleşmesi için imza atmış veya atmamış tüm toplum kesimlerinin daha fazla zaman kaybı yaşamadan ve mağdur olmaması için ortak bir sözleşme çalışması yapmakta, bu çalışma sonucunda da belirli bir mesafe kat edilmiş bulunmaktadır. Vatandaşların en birinci ve temel düşüncesi bu sözleşmeyi kabul ettirip tüm Fikirtepe genelini kapsayacak şekilde gündeme alınmasını sağlamaktır. Tabi bu noktada tüm fikirtepe halkının faal olması ve bakanlığın kapısını bunu için aşındırması ve bu çalışmaları yapan arkadaşlara destek olması gerekmektedir. Fikirtepe genelinde imza atmış bulunan vatandaşların inisiyatifleri firmaların eline geçtiği ve uygulanamaması ihtimaline karşılık anayasanın 48. maddesi gereğince herkesin kendi hür iradesi ile kendi sözleşmesini yapabilmesi ve kendi hür iradesi ile bu sözleşmeye imza atması gereği , haklı gerekçeleri ve mevcuttaki bazı tereddütlerinden dolayı imza atmamış bulunan vatandaşların bir birliktelik içerisinde bu ortak sözleşme üzerinde mutabakatla, ancak; gönül rızalığı ve bireylerin mülkiyet haklarını koruması adına bu sözleşmenin bundan sonra temel dayanak yapılması amaç ve doğrultusunda bir platform oluşturma çalışma ve yapılanması içerisinde bulundukları gelen haberler arasındadır. Haber ve duyumunu aldığımız, bu çalışma içerisinde bulunan arkadaşların çalışmalarını da duyurusunu bu vesile ile buradan tüm fikirtepeye ama özellikle haklı gerekçelerden dolayı imzasını atmamış bulunan hak sahiplerine buradan yapmak isteriz. 537360_10151960651281112_620327412_n Bakanlıktan, başta bir Sivil Toplum Örgütü ve sosyal medya aracı olan Fikirtepe Haber olarak hedef ve beklentilerimiz mevcuttur. Diğer derneklerinde bu şekilde olacağını düşündüğümüz ve tüm vatandaşların beklentilerinin de bu yönde örtüştüğü haklı nedenlere dayanan sebeplerin varlığı inkar edilemez. Özellikle süreç , yaşanan gelişmeler ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi alış verişinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesini ve bakanlık tarafından bu ortamın oluşturulmasını ve aksatılmamasını istememizin nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz ; 1- Fikirtepede imza atmış veya atmamış tüm hak sahiplerinin şüphe ve tereddütlerini en geniş bir şekilde ama doğrudan iletmek . Bu noktada sadece firmaların veya çalışanlarından ziyade tüm toplumun sıkıntı ve görüşlerini açık ve şeffaf bir şekilde ileterek, ilerde vatandaşın aleyhine ve hak kaybına yönelik oluşabilecek sıkıntı ve mağduriyetliklere karşı ön koruma sağlanması doğrultusunda görüşler alış verişini sağlamak, 2- Bu şekilde iyi niyetle sağlanacak fikir alış verişi sayesinde aradaki kopukluğu ve bilgi kirliliğini ortadan kaldırarak simsarcılara ve çıkarcılara fırsat vermeden imzaların tamamlanması ve dönüşümün hızlanması noktasında bir ivme kazandıracak farklı eylem ve faaliyetlerde bulunarak tüm toplumun ve bireylerin haklarının korunmasını sağlamak , elde edilecek ivme ile vatandaşların vakit ve ekonomik kayıplarının önlenmesi sayesinde tüm bölge vatandaşları ile beraber sosyal çöküntünün önüne geçmek, 3- Bakanlığın ve firmaların yaptığı çalışmaları güncel olarak kaynağından ve doğru olarak şeffaf bir şekilde vatandaşlara ileterek sürecin işleyişi hakkında bilgi sahibi olmalarını amaçlayarak bilgi kirliliğini ve bundan doğacak farklı algılamaları bertaraf etmek , 4- Tek kanaldan firmalar ile yapılan bilgi alış verişi ve ortak çalışmalarda bakanlığın yaptığı çalışmaları firmaların kendi lehlerine manipüle etme riskine karşılık, bakanlık ve yetkililerden doğrudan ve net bilgi ve görüş alış verişi yolu ile vatandaşın hak kayıplarının önüne geçilmek istenmesi ve oluşabilecek dedikoduların önüne geçilerek haber kirliliğinin önlenmesi olarak sıralayabiliriz. Tabi burada en temel unsur İstanbul Alt Yapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünün iyi niyeti ve yaklaşımları belirleyici unsur olacaktır.   Yaşanan bu süreç ve aksaklıklar karşısında vatandaşların düştüğü şüphe ve tereddütler arasında , Bakanlığın Fikirtepede taraf olup olmadığı, eğer tarafsa bu taraflılığının hangi yönde olduğu ve bu sorumuzu vatandaşlar yönünde mi yoksa, firmalar yönünde mi kullanıldığı şeklinde genişletebiliriz. Vatandaşlar arasında oluşan genel kanaat, düşünce ve şüpheler ile oluşan mevcuttaki sıkıntı ve beklentileri sivil toplum ve sosyal medya olarak aktarmak, toplumunda destek ve teşviki ile bizim asıl görev ve amacımız olduğunu açıkça vurgulamak isteriz. Sonuç olarak Bakanlığın elindeki güç ve yetki ile vatandaşın anayasal koruma altında olan mülkiyet ve kişisel hak ve hukuklarını toplumun genelini baz alarak güvence altına alması . Toplumun birlik ve beraberliğini; çantacı ve simsarlara fırsat vermeden koruması ve tüm bu beklentilere karşılık Ticari firmalardan ziyade, süratle bireylerin ama özellikle toplumun lehine pozitif ayrımcılık göstererek mevcuttaki sıkıntıları süratle çözmesi ve bu konuda  bölge ile alakalı sivil toplum örgütü olan sosyal medya ve dernekleri dışlamaması ve yapılan çalışmalara dahil ederek gelişmelerden haberdar etmesi Fikirtepeliler olarak en büyük temenni ve beklentimizdir.   06.12.2013 /  Yasin BEKTAŞ - Fikirtepe Haber

banner23
Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner74