Asbest Nedir? Asbestli Binaların Yıkımında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Asbest Nedir? Asbestli Binaların Yıkımında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Fikirtepehaber.com olarak gündemden düşmeyen ve sağlığımızı tehdit eden Asbest hakkında kısa bir araştırma yaptık.

Asbest nedir?

Asbest (amyant), beyaz toprak olarak da bilinen, ısıya, aşınmaya, kimyasal maddelere oldukça dayanıklı, yapısal özellikleri açısından esnek, lifli yapıda bir mineraldir.

Mesleksel asbest maruziyeti:

Asbest sanayide pek çok endüstri kolunda kullanılmıştır. Ülkemizde asbest üretimi ve kullanılması 31.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren yönetmelikle yasaklanmıştır. Ancak daha önceden kullanıma girmiş olan asbestli maddelerin sökümü, yıkımı, tamiratı, bakımı, geri dönüşümü sırasında asbeste iş yerlerinde maruz kalındığı bilinmektedir.

Asbestin kullanıldığı iş alanları nerelerdir?

- Tekstil endüstrisi (lifler, kumaşlar, ipler)

- Çimento endüstrisi (saç, boru)

- İnşaat malzemeleri endüstrisi (çimento ürünlerinin işlenmesi)

- Kimya endüstrisi (boya dolgusu, dolgu materyalleri, sentetik reçine kompresyon kalıp materyalleri, termoplastikler, kauçuk ürünleri),

-  İzolasyon endüstrisi (ısı, ses ve yangın izolasyonu)

- Kağıt endüstrisi (asbest kağıdı, karton), fren, debriyaj, balata üretimi

- Gemi yapımı ve vagon üretimi.
 

Kırsalda asbest maruziyeti:

Asbest, geleneksel olarak öğrenilen ısı ve su yalıtım özellikleri nedeniyle kırsal alan yaşayanlarınca sıva işinde, çatıların ısı ve su yalıtımında, ocakların yalıtımında yaygın olarak kullanılmıştır. Bu toprak çeşidinin ekonomik kolaylaştırıcılığı nedeniyle yöre yaşayanları tarafından bazı bölgelerimizde “aktoprak”, bazı bölgelerimizde çorak toprak, geven toprak, göktoprak, çelpek, höllük veya ceren toprağı adı verilmiş ve diğer toprak çeşitlerinden ayrılmıştır.

Ev içinde sıvanın dökülmesi, ev dışında ise doğa olayları nedeniyle sıvanın ya da çatının bütünlüğünün bozulması sonucu havaya karışan asbest liflerinin solunması sonucu asbeste maruz kalınmaktadır.

Türkiye'de asbest rezervleri:

Ülkemizde Beyaz asbest rezervlerinin başlıca bulunduğu iller; Çanakkale, Bursa, Muğla, Burdur, Konya, Eskişehir, Ankara, Çankırı, Çorum, Amasya, Tokat, Sivas, Erzincan, Ağrı, Bitlis, Diyarbakır, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Hatay’dır. Amfibol tipi asbest yatakları ise başlıca; Manisa, İzmir, Aydın, Denizli, Uşak, Kütahya, Eskişehir, Konya ve Kastamonu illerinde bulunmaktadır.

Artık kırsal kesimlerde beyaz toprak, pekmez toprağı olarak bilinen asbestin özellikle evlerde yalıtım malzemesi olarak kullanımı yasaklanmıştır. Yöresel çevresel maruziyetin olduğu yerleşim alanlarının da çoğu boşaltılmıştır

Asbeste bağlı hastalıklar:

Havaya saçılan liflerin solunmasıyla solunum yollarına ulaşan liflerin çoğu bedenimizin savunma mekanizmaları ile uzaklaştırılabilir. Bazı lifler ise maruziyet yoğunluğuna, maruziyet süresine, asbest lifinin yapısına ve bireysel faktörlere bağlı olarak akciğer dokusunda birikir.

Kısa süreli asbest maruziyetine bağlı hastalık bildirilmiş ise de asbeste bağlı hastalıkların ortaya çıkması genellikle uzun yıllar alır. Bu süre, maruz kaldıktan sonra 10 ile 50 arasında değişir. Asbestle ilişkili hastalık riski, ömür boyu solunan asbest liflerinin sayısı ile orantılı olarak artar.

Asbeste bağlı hastalıklar; akciğer zarında sıvı birikmesi, akciğeri saran zarın kalınlaşması ve kireçlenmesi, akciğer dokusu içerisinde asbest liflerinin birikmesi (asbestozis), akciğerleri ve karın boşluğunu saran zarın kanseri (mezotelyoma) ve akciğer kanseridir.

Asbest tek başına akciğer kanseri gelişimi için 5 kat risk oluşturmakta iken, sigaranın tek başına oluşturduğu risk 10 kattır. Sigara ve asbest birlikteliği ise akciğer kanseri gelişimi riskini 50-90 kat artırmaktadır. Bununla birlikte, sigara veya diğer nedenlerle oluşan akciğer kanserlerinden ayırt edilemez.

 

Günümüzde maruziyet riskinin en fazla olduğu iki alan, gemi sökümü ve kentsel dönüşüm kapsamında eski binaların tadilatı ve yıkımıdır. Asbeste bağlı akciğer kanserinin, pazarın büyük kısmını karşılayan ülkelerde üretiminin halen devam ediyor olması, dolayısıyla endüstride kullanılıyor olması ve kentsel dönüşüm sürecindeki eski binaların yıkımı nedeniyle önümüzdeki yıllarda artış gösterebileceği ön görülmektedir.

Asbest ile ilişkili hastalıklarda kür sağlayan bir tedavi yaklaşımı yoktur. Bu nedenle çevresel ve mesleksel maruziyetlerin azaltılması birincil yaklaşım olmalıdır. Türk Toraks Derneği


 

 2012´de Kentsel Dönüşüm Yasası ile başlayan bilinçsiz yıkımların ise insan sağlığı açısından büyük tehdit oluşturduğu ortaya çıktı.
 

Kanserojen bir mineral olan ve özellikle yalıtım malzemesi olarak kullanılan asbestin kullanımı, insan sağlığına zarar vermesi nedeniyle Türkiye´de 2010´da yasaklandı. Ancak son yıllarda artan kentsel dönüşüm projeleri ile 2010´dan önce yapılan binaların yıkımı sırasında yüksek miktarda asbest ile karşılaşılmaya başlandığı belirtildi. Bu da binaların yıkımı sırasında birtakım tedbirlerin ve raporların gerekliliğini ortaya çıkardı. 

Peki asbest nedir? Binalarda asbest kullanıldığı nasıl anlaşılır? Asbestli binaya ne yapılır? 

Emlaktasondakika'da yapılan bir haberde ise  ‘asbest' konusu araştırıldı ve Keleş Çevre Danışmanlık'tan Asbest Uzmanı Berkant Demirci'ye bazı sorular soruldu. 

Bina yıkımı için gelen kurum ve kişilerin ‘asbest yoktur raporu' almadan kesinlikle yıkım yapamayacağını belirten Demirci, şu açıklamalarda bulundu: 



RAPOR OLMAYAN BİNAYA YIKIM RUHSATI YOK!

“İnşaat sahalarında asbest, floresan, paratoner, PCB gibi tehlikeli atıkların bertarafının ve kağıt, cam, metal, plastik, karton gibi geri dönüştürülebilir atıkların geri kazanımının sağlandığı uygulama kapsamında, bina yıkımı için gelen kurum ve kişiler yıkım ruhsatı verilmeden Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü'ne yönlendiriliyor.

Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü'nün asbest ve tehlikeli maddeler konusunda uzman ekibi yıkım sahasına giderek binada inşaat sahası kontrolü gerçekleştiriyor. Tespit edilen asbestli malzemelerin 'Asbestle Çalışmalarda sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmeliğinde' belirtilen kriterlere uygun şekilde sökümü yapılırken, Ulusal Atık Taşıma Formu düzenlenerek bertarafının sağlanması isteniyor.

Yıkılacak binalarda, uzman bir ekip özel giysileriyle binaya girerek numuneler alıyor. Yapılan analizler sonucunda asbestli malzemeleri tespit ediyor. Uzman ekip ayrıca binada bulunan ve asbest içeren parçaların çevreye zarar vermeden sökümünü yapıyor. Sökülen tehlikeli maddeler özel tekniklerle yok edilecekleri yetkili merkeze gönderiliyor. Uzman ekip daha sonra yıkılacak binanın asbest bakımından temizlendiğine dair rapor hazırlıyor. ‘Asbest yoktur raporu' alan binada yıkım yapılabiliyor” dedi.  

BİNADAN ÇIKARILAN ASBEST NE OLUYOR?

Binalardan çıkarılan numune asbestlerin tehlikeli atıklar olduğunu ifade eden Demirci “Bunlar İSTAÇ veya İZAYDAŞ'ta bertaraf ediyor. Bunlar düzenli depolama sahasında imha ediliyor. Tehlikeli bir iş. Ton hesabından alıyorlar. Ortalama 400 lira… Ayrıca nakliye ücreti alınıyor. 50 kiloya kadar kendi arabaları ile götürebiliyorlar. 51 kg ve üzerine lisanslı araçlarla götürülmesi gerekiyor” dedi. 

İstanbul'da 7 belediye asbest raporu istiyor!

Bağcılar Belediyesi, Beşiktaş Belediyesi, Şişli Belediyesi, Kadıköy Belediyesi, Maltepe Belediyesi, Tuzla Belediyesi ve Ataşehir Belediyesi'nin asbest raporu istediğini belirten Berkant Demirci, "Asbest söküm işini gelişigüzel bir kişi yapamaz. Maliyetli bir iş. Müteahhitler bundan kaçıyor. Ekstra bir külfet olarak bakıyorlar. Devlet yavaş yavaş farkındalık oluşturmalı. Zorunlu hale getirilmesi gerekiyor” açıklamasında bulundu. 

ajansFİKİRTEPE/www.fikirtepehaber.com
banner23
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.