DİLE KOLAY DEPREMDE KAYBETTİĞİ EŞİNİN MEZARINI 15 YIL SONRA BULDU!

DEPREMDE KAYBETTİĞİ EŞİNİ 15 YIL SONRA BULDU!

17 Ağustos 1999’da merkez üssü Gölcük olan Richter ölçeğine göre 7,5 Mw büyüklüğünde gerçekleşen deprem on binlerce canın yitirilmesine neden olurken, yüz binlerce insanın da hayatlarını tamamen altüst etti. Kimi evladını, kimi ana babasını; kimi ise eşini, dostunu moloz yığınlarının arasında bıraktı. Acılarını yüreklerine gömen yüz binlerce deprem mağduru, geçen 15 yıl boyunca, ‘Unutmayacağız-Unutturmayacağız’ sloganlarıyla andı geride bıraktıklarını. Ancak biri vardı ki, ne başına gelenleri, ne de depremden sonra izine bir daha rastlayamadığı eşini unutabildi.

 

EŞİYLE ÇALIŞIYORDU

Aslen Sinoplu olan ancak 1999 depreminden 10 sene önce ailesiyle beraber Kocaeli’ye gelerek Uzunçiftlik’te bulunan tuğla fabrikasında çalışan Ahmet Özden’in hayatı, her düşük gelirli vatandaş gibi ağır aksak devam ediyordu. Eşi Fatma Özden ile beraber aynı tuğla fabrikasında çalışan Ahmet Özden’in ayrıca 5 de çocuğu vardı. Ailesiyle beraber fabrikanın lojmanında kalan Ahmet Özden’in hayatı 1999’da meydana gelen depremle beraber tamamen değişti.

 

BEBEĞİ İÇİN ÇIKTI VE..
Ahmet Özden, depremden az evvel ağlamasını bir türlü kesmeyen bebeğine bakmak etmek için fabrikadan ayrılarak lojmana gitti. Bu sırada sallantı başladı ve o andan itibaren panikle bütün çocuklarını binadan çıkardı. En küçük bebeğini de kucağına alarak sağ salim dışarı çıkan Özden, fabrikanın fırın bölümünün çöktüğünü görünce hemen arkadaşlarına eşini sordu. Eşini sorduğu arkadaşları ise Özden’in üzülmemesi için karısının deprem anında fabrikada olduğu ve binlerce tuğlanın altında kaldığını söylemedi.

 


 

TIRNAKLARIMLA ÇIKARDIM

Yaşanan elim olayın bundan sonrasını ise Ahmet Özden şöyle anlatıyor: “Hanımımı sorduğumda kimse bana cevap vermedi. ‘Tuğlaların altında bir adam kaldı, yardım edin’ dediler. Tuğla kalıntılarının arasından 45 dakika sonra birini çıkardık. Enkazın altında kalanın, eşim olduğunu o zaman öğrendim. Yüzü gözü kan içindeydi, oradan bir taksi tuttuk ve hanımımı Kocaeli Devlet Hastanesi’ne götürdüm. Hastanedeki doktor ‘Durumu ağır’ dedi ve İstanbul’a gitmesi gerektiğini söyledi. Ambulansa bindirdiler ama beni araca almadılar. Ben de kimlik dahil bütün evraklarını sedyenin üzerine koydum.”

 

TAKSİYLE TAKİP ETTİM

Eşini bindirdiği ambulansın arkasından taksi tuttuğunu söyleyen Ahmet Özden, “Taksiyle arkasından takip ettiğim ambulansı Kartal’a varmadan kaybettim. Oradan özel hastaneler ve devlet hastanelerini kontrol ettim ama bulamadım. Üç ay hanımın dayısıyla bütün hastaneleri gezdim. Ama hiçbir hastanede bulamadım” dedi. Depremden sonraki üç ay boyunca İstanbul’da gitmediği hastane bırakmayan acılı koca Ahmet Özden’in bütün hayatı depremin salladığı Kocaeli gibi altüst oldu.

 

 

HER YERDE EŞİNİ ARADI

Bütün çocuklarını Kocaeli’den alarak memleketi Sinop’a götüren Özden, İstanbul’un dışında, Van, Ağrı, Konya, Erzincan, Muş, Antalya gibi Türkiye’nin dört bir yanında eşini aramaya devam etti. Gitmediği hastane, başvurmadığı kurum kalmayan Özden, “Ambulansa bindirdikten sonra kaybettiğim eşimi her yerde, ismiyle aradığım için kimse bana ‘Karın bu hastanede’ demedi. Kimlik biliniyor diye hastanedeki listelere bakıyorum. Halbuki ambulansta sağlıkçılar kimliği ve dosyaları kaybetmişler. Eğer o kimlik ve belgeler kaybolmasaydı eşimi seneler öncesinden bulabilecektim” diye konuştu.

 

HAYATI MAHVOLDU

Eşini bulmak için Türkiye’nin dört bir yanını gezen Ahmet Özden bu süre içerisinde adeta darmadağın oldu. Bir çocuğu Çorum’da lise, diğer çocuğu Yozgat’ta üniversitede tarih öğretmenliği okuyan, kızı yetiştirme yurdunda kalan Ahmet Özden inşaatlarda çalışmaya başladı. Kaybolan eşinin hesabına yatan 400 TL maaşı da Yozgat’ta üniversite okuyan oğluna verdiğini ifade eden talihsiz koca, bu süreç içerisinde iki defa böbreğinden ameliyat olurken, iki sefer de fıtık operasyonu geçirdi.

 

SAĞLIĞINI KAYBETTİ

Eşini bulmak için varını yoğunu ortaya koyarken sağlığından olan Özden’in yardımına ise Kocaeli İl Asayiş Şube Müdürlüğü ile yerel ve ulusal medya kuruluşları koştu. Asayiş şube müdürlüğü ekiplerinin takip ettiği araştırma neticesinde ve Ahmet Özden’in gazetelere çıkması, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Morg görevlilerinin dikkatinden kaçmadı. Kocaeli polisinin yanı sıra, yerel ve ulusal medya kuruluşlarından da yardım istemeyi ihmal etmeyen Ahmet Özden’in 15 yıllık serüveni nihayete vardı.

 


 

İMAM HABERİ GÖRDÜ

Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin imam ve morg görevlileri gazetelerde Ahmet Özden’in 15 yıldır eşini aradığı haberini gördü ve hemen gerekli makamlarla irtibata geçti. İl Asayiş Şube Müdürlüğü telefon kullanmayan, daimi bir adresi olmayan Ahmet Özden’e ulaşarak haberi verdi. Ahmet Özden, eşinin fotoğrafını alarak yola koyuldu ve hastane imamının yanına gitti. Deprem zamanı da çalışan ve ölen kimsesizlerin merhum hallerini fotoğraflayan imam, Özden’e eşinin fotoğrafını gösterdi.

 

ÖLDÜĞÜNÜ ÖĞRENİNCE YIKILDI

17 yıllık eşini aramadığı yer kalmayan ve sağ olarak bulmayı uman Ahmet Özden, hastane imamının gösterdiği fotoğrafla adeta yıkıldı. Eşinin merhum halinin fotoğrafını gören Ahmet Özden eşinin mezarını sorduğunda ise bir kez daha yıkıldı. Çünkü eşinin, kimliği meçhul olduğu için Kilyos Mezarlığı’nın içerisinde bulunan kimsesizler mezarlığına gömüldüğünü öğrendi. Bir an önce eşinin mezarına giden Özden, “Eşim Şişli Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldıktan üç gün sonra ölmüş ve 20 gün hastane morgunda kaldıktan sonra belediyeye haber verip orada toprağa vermişler” dedi.

 


Depremden 3 gün sonra kaldırıldığı hastanede eşinin öldüğünü öğrenen 
Ahmet Özden, 15 yıl sonra kavuştuğu eşine mezarı başında dua etti.

 

MEZAR TAŞI BİLE OLMADI

Depremden sonra ambulansla İstanbul’a getirilen ancak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Fatma Özden’in cenazesi Adli Tıp’taki işlemlerinin ardından İstanbul’un Sarıyer ilçesinde bulunan Kilyos Mezarlığı’ndaki kimsesizler mezarlığına defnedildi. Mezarının başına ise 752 rakamı yazan demir bir levha konuldu ve eşi Ahmet Özden tarafından bulunmak için 15 yıl bekledi. Üçüncü köprü ayaklarının bile ötesinde olan, hatta çoğu Sarıyerli’nin bile bilmediği kimsesizler mezarlığında yatan Fatma Özden’in cenazesinin bulunması hiç de kolay olmadı. Ahmet Özden ile eşinin mezarının bulunduğu İstanbul Kilyos Kimsesizler Mezarlığı’na giderek acısına ortak olduk.

 

CENAZEYİ GÖTÜRMEK İSTİYOR

Eşinin mezarını 15 yılın ardından bulan Ahmet Özden, “Eşimi 15 yıl boyunca durmadan, yorulmadan aradım ve sonunda buldum. Şimdi ise eşime DNA testi yapılacak ve resmi olarak cenazenin bana ait olduğu belirlenecek. Eşimin mezarını bir an önce memleketim Sinop’a götürmek istiyorum. Çocuklarım da annelerinin mezarını merak ediyor. Evlatlarım Sinop’taki mezarının başında annelerine dua etsinler istiyorum. Benim pek gücüm kalmadı, devletimizin 15 yıllık ardından bana yardım etmesini istiyorum” ifadeleriyle devletten yardım istedi. Sercan AL / bizimkocaeli.com

ajansFİKİRTEPE / Fikirtepe Haber
.

banner23
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.