FAKİRTEPE CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY YOK...!
 İkinci dünya savaşını en iyi anlatabilen filmlerden birinin adıdır, "batı cephesinde yeni bir şey yok".

Sürüncemede kalan, bir türlü yeni kalıcı çözümlerin oluşamadığı, biraz insanı mutsuz kılan, biraz umut ve hayale yönelik heyecanları düşkırıklığına çeviren durumları betimlemek için de kullanılagelmiştir bu filmin ismi..

Sanırım üç dört yıldır her hangi bir Fikirtepli için de durum bu olsa gerek.Bir gecekondu kent, verilen imar imkanlarıyla kentsel dönüşümle yenilenecek,modern çağdaş konfor dolu güvenilir ve hatta çok değerli bir mülkler ile zenginlik refah sağlayacaktı..Sürecin aslında ana ekseni kaçınılmaz bir İstanbul depremine dayanıklı konut üretmekti.

Diğer tüm olumlu beklentiler bu deprem riskini ortadan kaldırabilmenin nemaları sayılmalıydı.Fikirtepe için imar plan proje çevre vs mevzuat ve uygulama standartları ilgili kurumlar ile oluşturuldu. Arsa sahipleri yüklenici firmalarla el sıkıştı binalar muntazaman yapıldı ve hak sahipleri mutlu yuvalarında kışın keyfindeler...



İşte varılmak istenen sonuç bu..Ama olmadı, olamıyor bunun bir tane nedeni yok ki, arsa sahipleri kendi aralarında anlaşamaz, firma bir adanın yüzde yüzüne ulaşıp, kazmayı vuramaz.Kötü niyetli firma, çantacı firma, güvenilir olmayan sözleşme buna benzer burada sayamadığım bir yığın kavram her Fikirtepelinin en iyi bildiği şeyler arasındadır..

Şehri terkeden kiracılar, kira geliri en önemli geliri olan Fikirtepelinin hayat standardını al aşağı edip fakirleştirmiştir.Süreç uzadıkça maddi zenginlik hayaliyle yola çıkan arsa sahipleri hüsran, kaygı ve hatta korku içinde kentsel dönüşüm travmasında boğuşur halde yaşayıp, garip olan da bu haline alışmış görünmektedir..

Bütün bu olumsuzluklar dilerim istenilen sonuçlara bir an önce ulaşır.Yoksa bu travmalı ruh hali, kişinin hem kendisine hem de çevresine zararı dokunabilir.Mutlu ve huzurlu bir gelecek uğruna, mutlu ve huzurlu dününü arıyor olabilir.Hayırlısı diyelim hayırlısı.


Benim kısaca anlatmak istediğim bir konu var.Şimdi bu kentsel dönüşümün ana amacına tekrar dönersek depreme dayanıklı ve çabuk konut oluşturmaktı. Dört yıl şans deprem olmadı ve zarar ziyan yok..Peki her geçen gün her geçen ay ve hatta yıl dönüşüm bekleyen bu yapılarda yaşıyanları depreme yakın ediyor..

Deprem uzmanlarının söylediği yıkım büyük ansızın felaketle yüzleşmek mümkün.Binalar un ufak olmuş bir anda, enkaz altı ölenlerin sessizliği yanında yaralıların imdat çığlıkları. 17 Ağustos depremi ile ilgili o kadar çok felaketin anları anıları var ki, bunlardan birtanesini aktarayım kısaca..


Gölcük'te bir orta yaşlı bayanın enkaz altından bir kolu görünür, o kolunda dört beş tana altın çift burma bilezik vardır, fırsatcının biri bu altın bilezikleri çıkartıp almakla uğraşırken, kurtulma ümidi kalmayan kadın yalvar yakar bağırır, "beni yeter ki kurtar öbür kolumda on burma bileziğim, boynumda sekiz tane beşi biryerde altınım var, hepsi senin olsun yeter ki beni kurtar."diyerek hırsızın yardımıyla hayata döner ve dediğini de yapar..

Fikirtepede olacak bir deprem sonucu bu yapı stokunu anlaşıp eritmeyen firma ve arsa sahipleri vebal altında kalır,deprem altında kalanların günahıyla..Bir şekilde Fakirtepesinde yeni bir şey yok filmine son verilip, önceliğin, maddi getiri değil deprem olduğunu her kesimin kavraması gerekmektedir.

Sadettin ULUOCAK - Kültür Bilimci
ajansFİKİRTEPE / Fikirtepe Haber
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.